30lu yaşlar

Aralık 18, 2006 at 10:03 pm Yorum bırakın

21 yaşındaydım, kendimi büyümüş hissettiğime, evlilik gibi ciddi kararları alabildiğime innamıyorum o yıllar, çünkü hala büyümüş hissetmiyorum. 30 yaşında, samimi bir dostum vardı, nerden konu açıldı nasıl öyle bir soru sordum hatırlamıyorum; “30 yaş nasıl bir yaştır?” demiştim. Kendisi bana “Keşkelerin yaşanmaya başlandığı, hayattaki herşeyin zamanlamasında bir problem olduğunun düşünülmeye başlandığı bir yaştır.” demişti. O zamanlar kavak yelleri başımın üstünde hızla esmekte, bana verilenlerin ne kadar hoş şeyler olduğunu düşünmekte, zamanlama hatasının ne olduğunu bile bilmemekteydim. Şimdi 30 a 3 kala keşkelerim artmakta, zamanlama hatasının nasıl birşey olduğunun yavaş yavaş farkına varmaktayım. Eeee böyle mi gidecek bundan sonrası? Hep bir kendine acıma, acındırma haleti ruhiyesi, ağlamaklı tavırlar… Nereye kadar? Hadi kalk, bırak, yaşa, devam et…Zor anlar, zor zamanlar, yanlış anlamalar, yanlış anlaşılmalar… Sıkılmalar, offlamalar, pufflamalar, uğraşacak bişeyler aramalar, bulmalar, saçmalamalar, uyumalar, uyuyamamalar, dağıtmalar, toparlanmalar, toparlanma süsü vermeler, mutlu olmalar, sonra olmamalar, hayatın anlamını sorgulamalar, nerde yanlış yaptımlar ve daha neler neler…30lu yaşlar zormuş hakkaten, bi kere 25inden sonra tıbben yaşlanma başlıyormuş ki hücreler kendini yenileme işine son veriyorlarmış, göz çevresinde eğer aileden gelen bir şans durumunuz yoksa kaz ayağı denen çizgimsi kırışıklıklar baş göstermeye başlıyor. Sonra gelsin kozmetik katalogları, kremler, yağlar, serumlar… Göbek denen şeyin oluşumunun imkansız olmadığını anlıyormuş insan. Annesine benzemeye başladığını, ve annesinin eleştirdiği her davranışının kendi üzerinde tecelli etmesiyle farkediyormuş 30 lu yaşlara gelindiğini. Velhasılı kelam hayat her yaşta güzeldir yalanının da en sık söylendiği yaşlara ufak ufak yaklaşırken, eğer hala apartman koridorunda yayılan sıcak poaça kokusu sizi de beni olduğu gibi etkiliyorsa, bırakın akıp giden zamanı düşünüp hayıflanmayı, keşkeler içinde kaybolup gitmeyi de kalkın bir tepsi sıcacık poaça yapın. Yapmışken bir iki tane de bana ayırmayı unutmayın😉 FZ

Entry filed under: Yazılarım. Tags: .

Kelebek Hayalleri Serçe

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


En Çok Okunanlar

Bak..Bilki domuzların önüne inciler serilmez ,mücevherden sarraflar anlar ancak baskası bilmez... Ne fark eder ki, kör insan için elmas da bir cam da... Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma! MEVLANA

İstatististististiks

  • 54,982 tıktık

Zaman…

Aralık 2006
P S Ç P C C P
« Kas   Şub »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Kelebeğim Benim

2

Resim 045

anne

Resim 019

Resim 025

Resim 030

Resim 016

Resim 038

Resim 019

4

Diğer Fotoğraflar

%d blogcu bunu beğendi: